Monthly Archives: Şubat 2012

“Seconds Of Life.. What If..” Projesi – 2

 

Kaunas’a geldiğimizin ertesi günü ve hemen hemen her sabah şu şekilde başlamaktaydı; karla kaplı bembeyaz bir bahçeyi gören pencerelerimiz hafif açık, biraz dağınık odamızın kapısını sürekli çalan panik halindeki Polonyalı arkadaşlarımız, kahvaltıyı kaçırmış olmanın verdiği huzursuzlukla uyanmaya çalışan bünyelerimiz..

Sabahları yapılan küçük “energizer”lar (ısınma oyunları) ile kendimize getirilmeye çalışılıyorduk. Bu oyunlar bazen aralıksız yağan karın altında yapılmaktaydı. Çoğu oyun çocukça ve saçma gelse de, aslında 7-8 milletten gencin kaynaşabilmesi için planlanmış hoş sayılabilecek aktivitelerdi.

 

Kaunas / Litvanya

Kaunas / Litvanya

 

Gündüz vakti çalıştığımız senaryolar ve oynadığımız tiyatro oyunları (ki biz Türklerin mükemmel oynadığını söyleyebilirim) bizi yavaş yavaş proje konusu olan film çekimine hazırlamaktaydı. Tüm çalışmaların üzerine oldukça acıkıp yemek saatini bekler olmuştuk.

Yemeklerle ilgili çok konuşmak istemesem de, sanırım biraz bahsetmek ve oralara gidecek arkadaşları uyarmak niyetindeyim. Litvanya yemekleri kelimenin tam anlamıyla “facia”! Pilavı bol sulu yiyorlar, pilava ketçap sıkıp soslu pilav diye farklı bir yemekmiş gibi size sunuyorlar, aynı şeyi makarnalara da yapıyorlar ve salataları hep pörsümüş sebzelerden oluşuyor. Ayrıca bildiğimiz beyaz ekmek biraz zor bulunuyor, onlar daha çok anasonlu ekmek denilen siyah ve ilginç tatlı bir ekmek yemeyi seviyorlar. Biz de hemen hemen her öğün kendimize menemen ya da patates kızartması yaparak hayatta kalmaya çalışıyorduk.

 

Cooked Bread with Cheese / Kaunas / Litvanya

Cooked Bread with Cheese / Kaunas / Litvanya

 

Öğleden sonraları çalışmalar biraz daha yavaşlıyor ve karşılıklı kültürleri ve yaşam tarzlarını anlamaya çalışan sohbetler başlıyordu. Şömine başında ya da kaldığımız büyük evin karlı bahçesinde bu hoş muhabbetlerden oldukça keyif alıyorduk.

 

Kaunas / Litvanya

Kaunas / Litvanya

 

Akşam yemeklerinden sonra genelde aktiviteler ya da oyunlar olmaktaydı. Gece gizli gizli yemek yapıp açlığı gidermek de oldukça keyifliydi. Zaten hiçbir gece erken yatma şansımız olmadı. Proje sorumlusu arkadaştan, proje boyunca kullanmak üzere gitar istemiştim. Neredeyse her gece saatlerce gitar çalıp şarkılar söyledik. Yunanlı arkadaşların “Her şeyi yak”, “Telli Telli” gibi şarkılara kendi dillerinde eşlik etmeleri, aynı şekilde “Çav Bella”yı Italyan arkadaşlarla bağıra çağıra söylemek ve “Nothing Else Matters”a her milletin katılmasından sonra, biz de herkese “Tamirci Çırağı”nı öğretebilmiştik. Orda da anladık ki, müziğin dili, dini, milleti yoktu; müzik evrenseldi. Bir Türk olarak onca çeşit insanın önünde gitar çalarken, onların bu şarkılara eşlik ettiğini gözlerinizle gördüğünüzde bu durumu anlamaktaydınız.

 

Kaunas / Litvanya

Kaunas / Litvanya

 

Kimi akşamlar, fırsat yaratıp Kaunas gecelerine akmaya çalıştık. Litvanya’nın 2. Büyük şehri Kaunas, gece hayatının hızlı ve insanların sürekli eğlence modunda olduğu, neşeli ve hoş mekanlarla doluydu.

Litvanya ile ilgili tek sevdiğim yiyecek, publarda çerez niyetine verilen kaşarlı sıcak ekmek parçalarıydı. Mükemmel bir aparatif diyebilirim.

Genel anlamda günlerimiz bu şekilde geçmekteydi. Kendi içimizde de çok eğlenceli, çok yakın ve sıcakkanlı olduğumuz için tüm gruplar içinde Türk grubu imrenilerek bakılan ve sevilen bir grup olarak görülmekteydi.

Her milletin hünerlerini ve yiyecek-içeceklerini sergilediği gecede ise, çoğu grubun masasının önü boşken, bizim masamızda sürekli mantı yendi, hünerli bayan arkadaşlarımızın yemekleri oldukça ilgi gördü, rakımızın tadına bakıldı ve halaylar çekilerek Türk bayrakları ile pozlar verildi.

 

Kaunas / Litvanya

Kaunas / Litvanya

 

Genel hatlarıyla oldukça eğlenceli ve sürekli etkileşimin hakim olduğu projede, artık somut adımlar atılmalı ve kameralar filmleri sarmaya başlamalıydı. Senaryoların netleştiği, rollerin belirlendiği akşamın ardından, repliklerin ezberlenmeye ve rollere bürünülmeye başlanması ve bir yandan da projenin son günlerinin yaklaşması, hepimizin üzerinde buruk bir heyecan yaratmaya yetmişti.

“Seconds Of Life.. What If..” Projesi – 1

Bir hafta süren AlmanyaFransa seyahatimi bile 3 parçada anlatmaya çalışmış biri olarak, “2 haftalık bu projeyi acaba kaç bölümde bitirebilirim” diye çok düşündüm. Sizi sıkmadan, bütün olaylara bir kuple değinerek, bulunduğum ülkelerin şehirleriyle ilgili bir takım gözlemlerimi de aktararak, yine olabildiğince neşeli bir yazı olacağı ümidiyle klavye başına oturuyorum.

Kültürlerin kaynaşması amacıyla, gençlerin insanlık adına bir takım çalışmalarda bulunduğu Avrupa Birliği projelerinden birine katılmak üzere, o güne kadar hiç tanımadığım grup arkadaşlarımla, 16 Ocak sabahı İstanbul Atatürk Havaalanı’nda buluştuk.

Seconds of life.. What if..” adlı proje, Litvanya’nın Kaunas şehrinde gerçekleşecekti. Litvanya’ya, Letonya’nın başkenti Riga üzerinden geçecektik. Projeye katılımım o kadar ani olmuştu ki, proje detaylarını yolda öğrenmiştim.

Havaalanında buluşan biz 7 genç, bir yandan birbirimizi tanımaya çalışırken, bir yandan da bu ilginç deneyimin nasıl bir şey olacağını düşünmekteydik. İşlemlerin ardından yolculuğumuz başladı. Riga’ya yaklaşık 3 saat sonra varmış olacaktık. Ve üstümüzde kat kat kazaklar, ceketler vb… Malum Baltık ülkeleri, en sıcak günün 10 derece civarında geçtiği, geceleri sokakta binlerce yaşayan kardan adam görebileceğiniz yerlerdi.

Freedom Monument / Riga / Letonya

Freedom Monument / Riga / Letonya

Riga’da küçük bir şehir turu atıp Kaunas’a geçecektik. Etrafı keşfedip plansız şekilde dolanırken, bir yandan mimarileri inceliyor, bir yandan da insanların hayat tarzına dikkat ediyorduk.

Letonya ile ilgili bir takım bilgileri de sanırım bu noktada vermeliyim. Başkent Riga, soğuk bir şehir olmasının yanı sıra, özene bezene yaratıldığı belli olan Leton bayanlar ve ısınmak için sürekli içen erkeklerden kurulu bir topluma sahip. Ayrıca, eğitim düzeyleri o kadar iyi olmalı ki, sokakta bizden para isteyen dilenci bile İngilizce konuşabiliyor! Ve ülke oldukça pahalı, 1 Lats yaklaşık 1,5 Euro yapıyor. Meydanda bir Azeri Türk bizimle konuşuyor, başka bir hediyelik dükkanında çalışan İzmirli genç ise bize yol yordam gösteriyor. Anlıyoruz ki Türkler her yerde, şaşkınlığımızı gizleyemiyoruz.

Şehir merkezinde geçirdiğimiz zamanın ardından, Litvanyalı rehberimiz bizi havaalanına götürdü. Ülkeye yeni gelen İtalyan ve Portekiz gruplarıyla buluştuktan sonra, yaklaşık 4-5 saat süren Kaunas yolculuğumuz başlamış bulunmaktaydı.

Riga Uluslararası Havaalanı / Riga / Letonya

Riga Uluslararası Havaalanı / Riga / Letonya

Yolda, araç içerisinde küçük bir kaynaşma-tanışma etkinliğinin ardından, projenin gerçekleştirileceği çiftlikte gözlerimizi açtık. Her yer kar, gece saat 12 civarları, buz gibi bir soğuk… Bizden önce gelip bizi bekleyen Romanyalı, Danimarkalı gruplar içerideler. Geyik boynuzlarıyla donatılmış duvarlar, adına kahve dedikleri fakat asla kahve olmayan ilginç siyah ve taneli bir tür içecek ve daha nice ilginçliklerin arasında, ısınmaya ve diğer katılımcılarla tanışmaya çalışmaktaydık.

Güzel bir hoş geldin sohbetinin ardından odalarımıza yerleştik. Sabah 10’da projenin ilk etkinlikleri başlayacaktı, uzun yolculuğun üzerine dinlenmek zorunda olduğumuzu hissettik. Burak, Engin ve ben bir oda; Betül, Tuğçe ve Tuğba diğer oda olacak şekilde bölündük. Yunus da oda arkadaşları olarak Romanyalı gençleri seçmişti.

Memleketten binlerce mil uzakta, gözlerimizi yorgun geceye kapattık.