Monthly Archives: Eylül 2012

Rusya’nın Devşirme Evladı Kaliningrad

 

Dünya’nın gezilip görülecek ülkeleri arasında şüphesiz ki Rusya’nın adını anarsınız. Ancak Moskova ya da St. Petersburg dışında pek de Rus şehri bilinmez insanlarımız arasında. Hatta Kaliningrad desem, “o neresi hacı?” diye de sorarsınız belki kendi kendinize.

Rusya’nın en batı noktası..

Avrupa topraklarındaki tek Rus kara parçası..

Ünlü Alman filozof Immanuel Kant’ın yaşadığı ve şu an mezarının bulunduğu tarihi şehir..

 

Kant Adası / Kaliningrad/ Rusya

Kant Adası / Kaliningrad/ Rusya

 

Almanlar Königsberg diyor şehre; Ruslar Kaliningrad!

Aslında ikisi de aynı anlama geliyor: “Krallar şehri.”

Şehre geldiğinizde, eğer Rusya’nın ekonomik ve siyasi gücünü gözünüzde çok büyütmüş iseniz büyük bir hayal kırıklığı yaşayacaksınız. Çünkü tramvaylar, otobüsler ve diğer kara araçları oldukça eski modeller. “Moskova sanki burayı önemsemiyor” gibi düşünsek de aslının öyle olmadığını Rus rehberimiz Lena’dan öğreniyoruz.

(İnternetten tanıştığımız ve bize bütün şehri gezdiren Lena’cığımıza selamlar!)

 

Kaliningrad / Rusya

Kaliningrad / Rusya

 

Moskova ve o ayardaki birkaç büyük şehir dışında tüm Rus şehirleri bu şekilde eski püskü araçlarla doluymuş ve hükümet gerekli yardımları belediyelere yapmıyormuş.

(Ne kadar doğrudur bilinmez ancak ben Moskova’ya gidip orayı da görmeye niyetliyim.)

Şehrin her noktasında görülmesi gereken heykeller ve tarihi yapılar mevcut. Lenin ve Kant heykelleri, savaş abideleri, su altı müzeleri, büyük katedral, Amber Müzesi ve niceleri..

 

Immanuel Kant' ın Mezarı / Kaliningrad / Rusya

Immanuel Kant’ ın Mezarı / Kaliningrad / Rusya

 

İlk gittiğimiz yer, Immanuel Kant’ın mezarı. Kant, Bilgi kuramını öne çıkartarak bilimin nesnel ve tarafsız olması gerekliliği ile ilgili çalışmalar ve fikirler öne sürmüş ünlü filozof. (Ne kadar manidar! Neyse..)

Mezarın ve katedralin bulunduğu adaya köprülerden geçerek ulaşıyorsunuz.

 

Amber Müzesi / Kaliningrad / Rusya

Amber Müzesi / Kaliningrad / Rusya

 

Bir diğer varış noktamız, Amber müzesi. Kehribar taşı diye bilinen sarı-kırmızı-turuncu tonlu taşların dünyadaki merkezi burası. Hem kolyeleriyle, hem de içinde böcek ve sinek fosillerini barındıracak kadar eski çağlardan kalan bu taşlarıyla bölgenin önemli bir turistik değeri. (Annelerimiz ve sevdiğimiz diğer kadınlar için alışverişimizi yapıyoruz tabi.)

 

Savaş Müzesi / Kaliningrad / Rusya

Savaş Müzesi / Kaliningrad / Rusya

 

Şehirde çok fazla tarihi kapı var, biri de “Gate of Queen” diye bilinen ve yeni evlilerin törenleri gereği ziyaret ettikleri tarihi yapı. Yapının üstünde bulunan 3 adam, zamanın Prusya ve Alman krallarını temsil ediyor.

 

Gate of Queen / Kaliningrad / Rusya

Gate of Queen / Kaliningrad / Rusya

 

Tam bu sırada dikkatimi binaların ortalarındaki boşluklu yapılar çekiyor. Bu çok acayip diyorum, ancak bu mimari tarzın “şehirde yaygın olduğu ve Almanlar’dan kaldığı” cevabını alıyorum.

 

Kaliningrad / Rusya

Kaliningrad / Rusya

 

Şehrin diğer simgelerinden biri de Kant Üniversitesi. Hemen karşısındaki adada “Balıkçılar Köyü” ve diğer adada da bir açık hava müzesi.

Yeri gelmişken iklimden bahsedeyim. Çok ülke ve bir çok şehir gezdim ancak yağmurun bu kadar dengesiz yağdığı ve sanki Tanrı’nın sizinle alay ettiği başka şehir görmedim. Tam da Mahsun Kırmızıgül kıvamında “Güneşi Gördüm” derken, bakıyorsunuz ki yağmur bastırıyor, siz şemsiyenizi açana kadar da yağmur dinmiş oluyor.

Hava şartları konusunda çizgi film gibi bir şehir.

Gece hayatı canlı, Rus kadınlarını da sanırım anlatmama gerek yok.

Evet evet, düşündüğünüz gibiler!

Şehrin genelinde Alman mimarisi hakim. Eski fakat büyüleyici yapılar var. Alman bir geçmişe sahip olduğundan dolayı da Rusça’dan sonra konuşulan belki de tek dil Almanca; çünkü İngilizce bilen neredeyse yok bazı okumuş gençlerden başka.

 

Mc Donalds / Kaliningrad / Rusya

Mc Donalds / Kaliningrad / Rusya

 

En çok ilgimi çeken şeylerden biri de McDonalds tabelaları. Zamanın komünist şehrinde, Rus harfleriyle (Kiril Alfabesi) yazılmış McDonalds tabelaları görmek sizi biraz düşündürüyor, kapitalizmin günümüzdeki gücü ve sinsiliğine şahit oluyorsunuz.

Kaliningrad bizim için için ilginç bir tecrübe oldu, ancak benim Moskova hayalim hâlâ taze. Rusya’yı görmek yetmiyor, başkentine de yolculuk yapma gereğini hissediyorsunuz. Şehir rahat, fiyatlar da normal olunca gezme iştahınız iyice kabarıyor.

Rusya hazır bizden vize istemiyorken ve hali hazırda sıcak savaşlar başlamamışken gezin dostlar, fırsatınız varsa gezin ve farklı yaşam şekillerini görün!

Çünkü hayatımız sadece bir tane ve sanırım fazla zamanımız da yok..

Kuzeyin Pahalı Şehri Oslo

 

0.5 litre su, 10 lira.
Peynirli hazır sandviç, 16 lira.

Bunlar market fiyatları.

0.5 litre bira, 24 lira.
1 porsiyon somon balığı, 70 lira.

Bunlar da orta halli bir mekanın menüsünde yazanlar.

Bu verdiğim fiyatlar, “aman ne güzel yerde yaşıyoruz, bizim ekonomimiz hamdolsun iyi!” şeklinde yorumlanabilir, ancak yazının sonunda bu düşüncenin ne kadar saçma olduğunu anlayacaksınız.

Kuzey ülkelerinden Norveç’in başkenti Oslo’ daydık 4 Eylül’de. Bileti ucuz denk getirip gitmiştik (Polonya/Gdansk’dan git – gel 80 lira).

 

Oslo / Norveç

Oslo / Norveç

 

Ancak havaalanına iner inmez, uçak biletinin ucuzluğunun acısı çıkacaktı, hissettik. Keza, en ucuz dolmuşu kullanarak havaalanından şehir merkezine geldik ve kişi başı 20 eurocuk ödeme yaptık.

Norveç’in ne kadar lüks bir ülke olduğunu, başkent Oslo’nun sıradan bir sokağında görmek mümkündü.

Mesela, bildiğiniz tost 10 euroydu!

Turist bilgilendirme ofisinden aldığımız broşürler ve haritalarla beraber şehirde gezintilere başladık. Bir turla değil de kendimiz gezmek istedik tüm şehri, kesinlikle turların pahalı olmasının bu kararımızda etkisi yoktu (!).

 

Turist Bilgilendirme Noktası / Oslo / Norveç

Turist Bilgilendirme Noktası / Oslo / Norveç

 

Oslo, mimari zevk ve insani ilişkiler adına mükemmel bir şehir. Genel tabirle “kartpostal gibi” sokakları var. Şehir merkezinin ana caddesinde,  sonu “Kralın Evi”ne ulaşan yolda yürürken, sol tarafımızda hükümet binasını görmekteydik. Önünde geniş ve yeşil bir park, parktaki bir bölümde bisiklet kiralama noktası ve tertemiz caddeler…

 

Hükümet Binası / Oslo / Norveç

Hükümet Binası / Oslo / Norveç

 

Şehirde ilk dikkatinizi çeken şey, oldukça fazla göçmenin burada yaşıyor oluşuydu. O kadar çok yabancı vardı ki, bunun nedenini ciddi ciddi düşünür olmuştuk.

Bir diğer dikkat çekici ve saygı uyandırıcı nokta ise, hiç abartmadan söylüyorum, kiminle konuşsak İngilizce biliyordu. Tezgahtarlık yapan kızdan bisiklet süren nineye kadar, herkes yabancı dil biliyordu.

 

Oslo / Norveç

Oslo / Norveç

 

Bizim İzmir/Alsancak’taki kordon gibi bir caddeleri var deniz kıyısında, güzel bir esintiyle birlikte yol alıyorsunuz gemilerin yanında. Manzarada ise, karşı yakada sizi bir kale karşılıyor. Saat kulesi ve opera binası ise şehre çok başka ve inanılmaz bir hava katıyor.

Opera binasından şehrin geneline hakim olacak görüntüyü yakalayabiliyorsunuz. Manzarası inanılmaz güzel, mimarisi ise birçok turistin ilgisini çekiyor.

 

Oslo / Norveç

Oslo / Norveç

 

Kralın Evi ise oldukça ilginç ve görülmeye değer. Bina devasa, hemen önündeki yol ise Oslo ana caddesinin tümüne hakim bir konumda. Nöbet tutan askerler sizinle konuşuyor, kesinlikle güler yüzlü ve de yardımseverler.

 

Kralın Evi'nden Oslo Ana Caddesi'ne doğru / Oslo / Norveç

Kralın Evi’nden Oslo Ana Caddesi’ne doğru / Oslo / Norveç

 

Devlet tiyatrosunun hemen yakınındaki işlek caddede, bir mekanda zaman geçirmeye karar vermiştik. Lübnanlı barmen Türk olduğumuzu öğrenince hemen daimi müşterisi olan başka bir Türk’ ü buldu ve yanımıza gönderdi. Talat Abi’yi burada tanıdık, muhabbeti de bir hayli sürdü bizimle.

 

Devlet Tiyatrosu / Oslo / Norveç

Devlet Tiyatrosu / Oslo / Norveç

 

Sabaha karşı da otobüs terminalinde gözümüzü 1-2 saatlik uykudan açtık ve havaalanı için yola koyulduk.

Girerken pasaportunuza bile bakmayan Norveçliler, çıkarken uyuşturucu araması yapmaktaydılar.

Gelelim refah düzeyine ve yazının başında bahsettiğim ekonomik duruma. Burada insanlar huzurlu, hallerinden memnun. Çok çalışıyorlar, kiralar ve diğer ücretler de yüksek. Ama o kadar yüksek maaşlarla çalışıyorlar ki, kimse 2000 euroluk ev kiralarına ya da 6 euroluk şişe su fiyatlarına itiraz etmiyor.

Devlet vergisini çatır çatır alırken, vatandaşına da hak ettiğini fazlasıyla veriyor.

İlla örnek isteyen okuyucular burayı dikkatle okusunlar; restoranda çalışan yeni yetme bir garsonun başlangıç maaşı 3000 – 4000 euro arası.

(Altlarında son model Maserati ile gezen iş adamları, mühendisler ve diğer çalışanları saymıyorum bile.)

 

Nobel Barış Merkezi / Oslo / Norveç

Nobel Barış Merkezi / Oslo / Norveç

 

Yöneticiler halkı nasıl çalışmaya teşvik edeceklerini, böylece de refah ve huzurun arttırılıp, suç oranının da nasıl en aza indirileceğini çok iyi biliyorlar.

Bizim pek alışık olduğumuz bir sosyo-ekonomik sistem değil yani.

Hani bilmem anlatabildim mi…

Aklımızda bir çok yenilik, huzurlu insanlar, güzel manzaralar, ilginç yaşam tarzları ve tabi ki pahalı yaşam kaldı dönerken.

Norveç, anlatılanlar kadar görülmeye değer..

 

Oslo / Norveç

Oslo / Norveç